en üst vakifbank
29 Kasım 2021 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Hakan Yağız BOZDEMİR > HAKAN YAĞIZ BOZDEMİR YAZDI 'MODA'YA DÖNÜŞEN FARZLAR'
Hakan Yağız BOZDEMİR

HAKAN YAĞIZ BOZDEMİR YAZDI 'MODA'YA DÖNÜŞEN FARZLAR'

18.11.2021 23:54 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Hakan Yağız BOZDEMİR

İslâmi kıyafet sadece tesettürün sağlanmasıyla gerçekleşmez.Başka esasları da vardır.Belki bu noktada konuşmaya pek fazla ehliyetim bulunmasa da son zamanlarda gözlemlediğim,modaya dönüştürülmeye çalışılan fazlara baktığımda rahatsızlık duymamam elde değil.
Elbetteki İslâm Dini'nin kadın ve erkek için ayrı ayrı giyim kuşam ölçüleri,unsurları ve farzları vardır.Peki bu ölçülere ne kadar özen gösteriyoruz.Dinin ölçüsünü değil de kendi belirlediğiniz ölçülerle bir kılıfa bürünüp adına da İslâmi farz diyorsunuz.
Toplumsal çeşitlilik içerisinde her insanın kendine göre belirlediği örtünme şekilleri,giyim kuşamları ve tavırları olduğu gerçeğini de göz ardı etmemek gerekiyor.
Bu noktada ölçü İslâmın ölçüsü müdür,yoksa insanın belirlediği ölçü müdür?
İnanç noktasında elbetteki herkese sonsuz saygı duyuyorum.Ama İslâmiyet adı altında giyim kuşam ve örtünme ölçüsünü kendi kafanıza göre belirlememeniz gerektiği düşüncesindeyim.
Kılık kıyafet, kişinin içtimâî statüsünü de tayin eden bir faktördür. İslam dini, herkesin kendine uygun kıyafeti taşımasını esas kabul etmiştir. Erkek kadına, kadın erkeğe kılık kıyafetiyle, konuşma  tarzıyla, hatta ayakkabı giyişiyle dahi benzememelidir.

Bu ölçüye göre kadınların erkek elbisesi giymesi caiz olmadığı gibi, erkeklerin de kadın kıyafetlerini andıran elbiseler giymesi caiz değildir. Yani erkek erkek gibi, kadın da kadın gibi giyinecektir.

Yine İslâm dinine göre kıyafetler kibre sevk edici olmamalıdır. Övünmek için, gösteriş için elbise giymek,elbisenin şeklini kibri hatırlatacak şekilde yapmak caiz değildir.

Tesettür,Allah'dan hayâ edip, terbiyesiyle itaat eden, âhiret saâdetini de sağlayan, kurtuluşa da sevk eden kendisi için gerekli bir görev, her mü’min hanım ve erkeğin ibadetinin sağlam olması için de şart, farz ve İlâhi bir emirdir.

Ve İslâmiyet'e göre tesettürün dinen makbul olabilmesi için bazı şartları vardır, onlara dikkat etmek gerekir.Elbisenin vücudu gösterecek tarzda ince olmaması,Nazar-ı dikkati çekecek kadar süslü ve renkli olmaması,vücudun hatlarını gösterecek şekilde dar olmaması gerekir.

Söylediğim ve dikkat çekmeye çalıştığım hususlar benim şahsi düşüncem değil,inandığımız dinin ölçüsüdür.

Lâkin inandığımızı,ölçüyü koruduğumuzu düşündüğümüz farzları modaya dönüştürmek için elimizden geleni yapıyoruz.Sokakta yürürken başınızı kaldırıp baktığınızda türlü türlü örtünme şekilleri göreceksiniz.En tehlikelisi ve en çok dikkat çekenini de buyrun hadisle açıklayalım.

İki sınıf insan vardır ki, onlar cehennem ehlidirler; Bunlardan biri ellerinde sığır kuyruğu gibi kamçılar olup insanları dövecekler.Diğeri vücutlarını belli edecek elbise giyen, bu elbiselerle erkekleri meylettirmek için kırıtarak yürüyen, saçlarını deve hörgücü gibi başlarında toplayan kadınlardır ki bunlar cennete giremeyecek ve çok uzak mesafelerden bile hissedilen cennetin kokusunu dahi duyamayacaklardır.Ahir zamanda ümmetimden, deve semerine benzer bineklere binen adamlar olacak, mescit kapılarında inecekler. Onların kadınları örtülü çıplaktırlar. Saçları deve hörgücü gibi kabarıktır. Onlara lânet edin, çünkü onlar lanetlidir. Eğer sizden sonra başka ümmetler gelmiş olsaydı sizin kadınlarınız onların kadınlarına hizmetçi olurdu, aynı sizden önceki ümmetlerin kadınlarının size hizmet ettiği gibi.

Peki bu modaya öncülük eden erkeklere ne demeli.Peygamber Efendimizin sünneti olan sakal bırakma konusunda da türlü türlü durumlarla karşılaşıyoruz.Sakalını şekilden şekile sokan,araya şekiller,çizikler atarak bu sünneti yerine getirdiğini düşünen insanlara ne demeli.

Unutmayın ki farz ve sünnet olan durumlar sizin moda duygularınıza göre sunulmuş değerler değildir.

Bunları ifade ederek kimsenin açık veya örtülü olmasına,ya da sakal bırakıp bırakmamasına müdahale etmek niyetinde değilim.Lâkin şunu bilmelisiniz ki hiçkimse İslâmi değerleri modaya dönüştürerek adına farz deme hakkına  sahip değildir.

Üstad Mehmet Önder'in sözüyle bitirmek istiyorum."O başörtüsü,o sakal uğruna ne bedeller ödendi biliyor musunuz?Gerçi artık farz olan başörtüsü de sünnet olan sakal da moda nesnesi oldu değil mi?"

HAKAN YAĞIZ BOZDEMİR

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.