Otel tepe
26 Mayıs 2020 Salı
Anasayfa > Yazarlar > Bilal Nadir Genç > KORONAVİRÜS HAKKINDA
 Bilal Nadir Genç

KORONAVİRÜS HAKKINDA

31.03.2020 23:57 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Bilal Nadir Genç

KORONAVİRÜSE KARŞI MÜSLÜMANLARIN MÜCADELESİ:

Ülkemizde yaşanan bu zor günlerde devletimiz tarafından yapılan uyarıları dikkate alalım. Tedbirimizi en iyi şekilde alıp Allah’a tevekkül olalım. Bu hususta tedbir almamız gerektiğine dair Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

…فَإِذَا وَقَعَ بِأَرْضٍ وَأَنْتُمْ بِهَا فَلَا تَخْرُجُوا مِنْهَا وَإِذَا وَقَعَ بِأَرْضٍ وَلَسْتُمْ بِهَا فَلَا تَهْبِطُوا عَلَيْهَا (خ ت عن اسامة بن زيد)

″Tâun (vebâ), bir yerde baş gösterir ve siz de orada bulunursanız, oradan çıkmayın! Şâyet bir yerde baş gösterir ve siz de orada olmazsanız, o yere girmeyin!″[1]

İşte bu Hadis-i Şerif’te Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem bu hastalıkla nasıl mücadele etmemiz gerektiğini haber vermektedir. Bu sebeple yetkililer tarafından yapılan uyarıların dikkate alınması gerekir.

Elimizden gelen her türlü tedbiri aldıktan sonra Allah’u Teâlâ’ya tevekkül olmamız gerekir. Bu hususta Allah’u Teâlâ Sûre-i Âl-i İmran, Âyet 160’ta şöyle buyurmaktadır:

″Allah’u Teâlâ size yardım ederse, size gâlip gelecek kimse yoktur. Eğer yardım etmezse, O’ndan başka size yardım edecek kimse de yoktur. Mü’minler, ancak Allah’a tevekkül etsinler.″

Yine Allah’u Teâlâ Sure-i Tevbe, Âyet 51’de şöyle buyurmaktadır:

Ey Resûlüm! O münâfıklara de ki: ″Bize ancak Allah’ın yazmış olduğu (takdir ettiği) şey isâbet eder. O, bizim mevlâmızdır (velîmizdir). Mü’minler, Allah’a tevekkül etsinler.″

İnsanın ömrü, başına gelecek kaza, belâ Allah’u Teâlâ tarafından verilmektedir. Buna kader denir. İmanın altı şartından birisi de, hayır ve şerrin Allah’u Teâlâ‘dan geldiğine inanmaktır. Kader hakkında Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

لَنْ يَنْفَعَ حَذَرٌ مِنْ قَدَرٍ وَلَكِنَّ الدُّعَاءَ يَنْفَعُ مِمَّا نَزَلَ وَمِمَّا لَمْ يَنْزِلْ فَعَلَيْكُمْ بِالدُّعَاءِ عِبَادَ اللّٰهِ.(حم طب ع والحكيم عن معاذ بن جبل)

″Kaderden sakınmak fayda vermez. Velâkin duâ etmek fayda verir; ister inmiş olsun, isterse inmemiş olsun. Ey Allah’ın kulları! Size (kader meselesinde def’ine çalışmanız için) Allah’a duâ edip yalvarmanızı tavsiye ederim.″[2]

Yine Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

إِنَّ الرَّجُلَ لَيُحْرَمُ الرِّزْقَ بِالذَّنْبِ يُصِيبُهُ وَلَا يَرُدُّ الْقَدَرَ إِلَّا الدُّعَاءُ وَلَا يَزِيدُ فِي الْعُمُرِ إِلَّا الْبِرُّ (حم عن ثوبان)

″Muhakkak kişi işlediği günahla rızıktan mahrum kalır. Kaderi ancak duâ geri çevirir. Ömür de ancak iyilikle artar.″[3]

Nitekim Yunus Aleyhisselâm’ın kavmine belâ geldiği halde yaptıkları duâ ile o belâ üzerlerinden kalktı ve ömürleri de uzadı. Bu husus Sure-i Yûnus, Âyet 96-98’de açık bir şekilde geçmektedir.

Abdulkâdir Geylâni Hazretlerinin, ″Günyet’üt-Tâlibîn″ adlı kitabında; belâ, elem ve gamdan kurtulmak için tavsiye ettiği namaz ve duâ şöyledir:

Bu namaz iki rek’attır; (kerahet vakti hâriç) hangi vakitte istenirse kılınır. Her rek’atında bir kere Fâtiha’yı, on kere Kul huvallâhu ehad’ı ve elli kere ″Feseyekfîkehumullâhu ve hüve’s-semîu’l-alîm″[4] âyetini (Sûre-i Bakara, Âyet 137) okuyarak kılınır. Namazdan sonra da şöyle duâ edilir:

يَا اللَّهُ يَا رَحْمٰنُ يَا مَنَّانُ يَا حَنَّانُ يَا مُسَبَّحًا بِكُلِّ لِسَان يَا مَنْ يَدَاهُ بِالْخَيْرِ مَبْسُوطَتَان يَا كَافِىَ مُحَمَّدًا صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اَلْاَحْزَاب وَيَا كَافِىَ اِبْرَاهِيمَ عَلَيْهِ السَّلَامُ اَلنِّيرَان يَا كَافِىَ مُوْسَى عَلَيْهِ السَّلَامُ فِرْعَوْن يَا كَافِىَ عِيسَى عَلَيْهِ السَّلَامُ الْجَبَابِرَة وَيَا كَافِىَ نُوْحًا عَلَيْهِ السَّلَامُ اَلْغَرَق وَيَا كَافِىَ لُوْطًا عَلَيْهِ السَّلَامُ فُحْشَ قَوْمِهِ يَا كَافِىَ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ وَلَا يُكْفَى مِنْهُ شَىْءٍ يَا كَافِىَ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا وَاٰسِيَةَ اِكْفِنِى عَظِيمَ الْبَلَاءِ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ حَتَّى لَا اَخَافَ وَلَا اَخْشَى مَعَ اسْمِكَ الْعَظِيمِ الْاَعْظَمِ شَيْئًا.

″Yâ Allah, Yâ Rahmân, Yâ mennân, Yâ Hannân, Yâ musebbehan bikulli lisân, Yâ men yedâhu bi’l-hayri mebsûtatân, Yâ kâfiye Muhammeden Sallallâhu aleyhi ve selleme el-ahzâb, ve Yâ kâfiye İbrâhîme aleyhisselâmu en-nîrân, Yâ kâfiye Mûsâ aleyhisselâmu firavn, Yâ kâfiye Îsâ aleyhisselâmu el-cebâbire ve Yâ kâfiye Nûhan aleyhisselâmu el-garak, ve Yâ kâfiye Lûtan aleyhisselâmu fuhşa kavmihî, Yâ kâfiye min külli şey’in ve lâ yukfâ Âişe Radiyallâhu anhâ ve âsiyete ikfinî azîm’ul-belâi min külli şey’in hattâ lâ ehâfe ve lâ ehşâ measmike’l-azîm’il-a’zami şey’en.″

Mânâsı: Yâ Allah, Yâ Rahmân, Yâ mennân, Yâ Hannân! Ey her dille tesbih edilen, Ey elleri hayırla açılan, Ey Muhammed Sallallâhu aleyhi ve sellem’e Ahzab vakasında (Hendek savaşında) kâfi gelen, Ey İbrâhim Aleyhisselâm’a ateşte kâfi gelen, Ey Mûsâ Aleyhisselâm’a Firavun’da kâfi gelen, Ey Îsâ Aleyhisselâm’a zâlimlerde kâfi gelen, Ey Nûh Aleyhisselâm’a tufanda kâfi gelen, Ey Lût Aleyhisselâm’a kavminin kötülüğünde kâfi gelen. Ey her şeye kâfi gelen, ama kendisinin böyle bir şeye ihtiyacı olmayan, Ey Hz. Âişe Radiyallâhu anhâ’ya ve Hz. Âsiye’ye kâfi gelen, büyük belâlarda bana kâfi gel (yetiş). Senin ism-i âzamınla olduktan sonra; ne bir şeyden korkarım, ne de bir şeyden çekinirim.

Böyle duâ eden kimseye Allah’u Teâlâ’nın yardımı yeter; ondan şer, belâ ve sıkıntısını defeder.

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.